Genel

19-20 Mayıs Adrasan Dalışı

Tarihi Helenistik Döneme dayandığı inanılan Adrasan, doğanın ve tarihin iç içe olduğu Antalya’nın saklı bir cenneti… Yıllarca tarihi sit bölgesi olmasından ve yollarının bozukluğundan dolayı kendini ilk günkü gibi koruyor. Gelen turistler, köylüler tarafından işletilen ve ağaçların arasına serpiştirilmiş pansiyonlarda konaklıyorlar.

“Adrasan” kelimesi Rumcada “belde” anlamına geliyor. Belki Türkçe olmamasından dolayı 1960’larda köyün ismini Çavuşköy olarak değiştiriyorlar. Ancak hem yöre halkı hem de turistler bu zamanın durduğu köyü Adrasan olarak anmaya devam ediyor.

Adrasan, Beydağlarındaki çam ağaçlarıyla çevrelenmiş güzel, sakin ve epeyce uzun bir koya sahip. Kum ve küçük çakıl taşlarıyla kaplı bu koyun her yerinden denize girmem mümkün. Zaten turkuaz rengi suyu görüp de suya atlamamak elde değil 🙂

Resif Dalış Merkezi olarak 19-20 Mayıs tarihlerinde bu gizli cennete dalışa gidiyoruz. Yer üstü bu kadar huzurlu olan Adrasan’ın su altını da keşfetmek istiyoruz. Seyahatimiz boyunca Adrasan Otel’de konaklıyoruz. Dalışlarımızı Olympos Diving Center’ın konforlu ortamında gerçekleştiriyoruz. Dalış teknemiz, denize sıfır otelimize yürüme mesafesinde olan iskeleden kalkıyor. İskeleye doğru yürürken kumsal boyunca uzanan dut ağaçlarından dut yemeyi de tabi ki ihmal etmiyoruz 🙂 Eee sonuçta gün boyu dalış yapacağız. Bize de enerji lazım ama değil mi?

Adrasan’daki ilk günümüzde Yarasalı Mağara ve Pırasalı Ada’da, ikinci günümüzde ise Çapa bölgesinde dalış yapıyoruz.

Üstü açık bir yapıya sahip olan Yarasalı Mağara’da karanlık hakim. Ancak giriş ve çıkışında ışık bizi karşılıyor. Kovuk şeklinde olan mağaranın girişi 3.5 metreden başlayıp, çıkışına doğru derinlik 13 metreye ulaşıyor. Mağaranın devamındaki kanyonda ise derinlik 30 metrelere çıkıyor. Bir yıldız dalıcılar ile mağaraya dalış yapıyoruz. İki yıldız dalıcılar ise mağaranın devamındaki kanyonu keşfetmenin tadını çıkarıyoruz. Ayrıca iki yıldız dalıcı adaylarının su altı kurtarma eğitim dalışını da bu bölgede yapıyoruz.





İkinci dalışımızı yaptığımız Pırasalı Ada’nın kuzey ve güney kısımlarında iki ayrı dalış bölgesi bulunuyor. Ayrıca adanın altında bulunan kovuk ise gerçek anlamda bir görsel şölen.



19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı hem suyun altında hem de üstünde büyük bir coşkuyla kutluyoruz.

İlk günkü dalışlarımızı tamamlamanın verdiği mutluluk ile otelimize dönüyoruz. Bir kısmımız akşam yemeği için hazırlanırken iki yıldız dalıcı adayları ise gece dalışa hazırlanıyor. Güneşin batmasıyla beraber kıyıdan girerek yaklaşık 7 metrede gece dalışlarını yapıyorlar. Yaklaşık 30 cm büyüklüğünde gördükleri mavi yengeci ise tüm yemekte büyük bir zevkle anlatıyorlar 🙂


İkinci gün dalışlarımızı yapmak için Adrasan ve 5 Adalar arasında bulunan Çapa bölgesine gidiyoruz. Adrasan Körfezinin çıkışında yer alan bu dalış bölgesinde yan yana birçok tepe bulunuyor. Ayrıca bölgeye adını da veren büyük tarihi bir çapa buraya yer alıyor.

Sportif amaçlı yapılan tüplü dalışlarda, iki yıldız dalıcılar en fazla 30 metre derinliğe kadar inebilirken, dalış eğitmeni eşliğinde eğitim amacıyla en fazla 42 metre derinliğe kadar dalış yapılabiliyor. 30 metre derinliğin sınır olarak belirlenmesindeki en önemli amaç ise, halk arasında bilinen adıyla azot sarhoşluğunun yani nitrojen narkozunun bu derinlikten sonra daha çok görülmesi diyebiliriz. Bu dalıştaki iki yıldız dalıcı adaylarımız Ceyda ve Şenol nam-ı diğer Şenol çifti, Ümit Can Hoca eşliğinde bu bölgede yaklaşık 40 metre derinliğe iniyorlar.


Dalışlarımızı tamamlayıp hazırlıklarımızı bitirdikten sonra Adrasan’a kadar da gelmişken Olympos Antik Kenti’ne gidiyoruz. “Yüce, ulu dağ” anlamına gelen Olympos, Yunan mitolojisinde “ yeryüzündeki cennet” olarak anılıyor. Geçmişi Likyalılar dönemine kadar uzanan tarihi kentin kesin olarak kuruluş tarihi bilinmiyor. Kentin günümüze kadar ulaşmayı başarmış kalıntıları orman içinde yer alıyor.


Adrasan’da çok eğlenceli bir hafta sonu geçiriyoruz. Adrasan’ın hem su altı hem de su üstü çok etkileyici! Bu muhteşem hafta sonumuzu bir de Olympos Antik Kenti ile taçlandırınca hiç birimiz geri dönmek istemiyoruz. Aklımız Adrasan’da kalıyor ama yolcu yolunda gerek diyerek Ankara yollarına düşüyoruz.

Başka bir dalışta görüşmek üzere!

Author


Avatar